ATHANASİA BÖLÜM 14

Paniklemeye başladım. Eğer onu şimdi tatmin etmezsem bunun benim ölüm anım olacağını hissettim.

Ne yapmalıyım… Ne yapmam lazım. Claude bileğinin etrafındaki şeye dokunuyordu, sabırsızlığının işaretiydi. Kısa süre sonra durdu.

“B-baba?”

Ah bu çılgın ben!

Cevabımın aksine içimde çığlık atıyordum. Onlara bunun benim öldüğüm an olduğunu söyle. Baba kelimesini söylemeye hakkım olmamasına rağmen? Baba? Bu çılgın imparatora? Kelimeyi söylemek her şey mi? Neden, sadece beni öldürmesini istemeliydim! Sadece beni öldür!

Hizmetçilerin beni prenses diye çağırmasına alıştığımdan gerçek Athanasia olduğumu um düşündüm? Bunun yerine sevimli davranıp sadece ‘Büyük Saygıdeğer Majesteleri Obelia İmparatoru’ demeliydim.

“…….”

Ama şaşırdım. Claude beni öldürmedi.

Devam etmemi söyleyen gözlerle çenesindeki elini hareket ettiriyordu. Bekle, başarısız olmadım mı?

Ha? Bekle bir dakika…

Claude Jennet’ten hoşlanmadı mı? Parlak, çevresindeki alanı aydınlatmaya yetecek bir gülümseme. O güzel Jennet.

Ayrıca her zaman arkada durup sevgisi için özlem duyan Athanasia’nın aksine elini ilk önce uzatmaktan çekinmeyen sevimli olan.

Eğer… eğer öyleyse… Jennet gibi olamam, ve onun gibi kalbini de eritemem… Ama eğer sadece biraz ilgisini çekmek içinse…

Çoktan çılgın bir şey söylemişken tamamen çıldırmış gibi davranmaya karar verdim.

“….Baba?1

Oooooh, tüylerim ürperdi. Ben öylece orada ses çıkarmadan otururken Claude yavaşça başını eğdi. Saçları hareketini takip etti ve yana doğru sallandı. Kalbim zaten her an patlayacakmış gibi sertçe çarpıyordu.

T-tepkin nerede? Ahhhh!

Ne var biliyor musun, umurumda değil! Kafası ‘Her neyse, artık umursamıyorum’ moduna girmiş benle mümkün olduğunca parlak gülümsedim ve bağırdım.

“Baba!”

…… Lütfen birisi bana yeni ölüm bayrağımı dikmediğimi söylesin!

<< Önceki Bölüm |Özet| Sonraki Bölüm >>

Dipnotlar

  1. Türkçede father ve papa arasında bir fark yok, sadece daha samimi bir şekilde sesleniyormuş gibi düşünün.