ATHANASİA BÖLÜM 35

Hııh hııh, fena. Çok çok fena! Bugün hayatımın daha iyi olmaya başladığı gün mü?! Kalbim hızla çarptı. Ben, ben büyü kullanabilirim! Dahası bu vücut büyük yüce büyücü!

“İkisinden biri. Bir, inanılmaz miktarda manan var ve vücudun bunu kaldıramıyor. Ya da iki, tabağın normal miktarda manaya dayanamayacak kadar zayıf.

Bakışlarını Blackie’ye çevirirken kötü bir şekilde gülümsedi.

“Ama seninki farklı ve biraz işe yarar. Daha önce büyümü kırdı.”

Neden bilmiyorum ama muhtemelen Blackie’ye korkutucu olmasıyla alakalı. Yani Blackie yaratık şeklini almış manam ve eğer parıltılı havaya dönüşürse benim gücüm olacak diyorsun? Ve o zamandan itibaren özgürce gücü kullanabileceğim?

Wahh! Vay! Uuwahhh! Bu günün geleceğini biliyordum!

Claude neden bunu bana söylemedi bilmiyorum ama hayat süremin uzadığını hissediyorum.

“Bana söylediğin için teşekkürler, abi!”

Bu adamdan melek kanatları ve ışığının geldiğini hissediyorum. Eğer bu abi bana söylememiş olsaydı bilemezdim!

Huh, ama bu garip. <Sevimli Prenses>te Athanasia’nın büyü kullanabildiğine dair bilgi yoktu. Eh Claude’un da büyü kullanabildiğinden bahsetmiyordu yani önemli değil?

Yoo. Claude ile ilgili kısımları tam bir piç olduğundan cahilce okudum, ama Athanasia’nın kısımlarını gerçekten dikkatlice okudum.

“Bana teşekkür etmene gerek yok.”

Ehh her neyse. 7 yıl geçtiğinden anılarım mükemmel değil. Anılarım… Ama bu abi kötü biri değildi ama iyi biriydi. Kutsal hayvanın ne olduğunu açıklamak ve benim için Blackie’yi yakalamak! Ve ona teşekkür etmeme gerek olmadığını söylemek.

“Şimdi gitmeliyim.”

Uzaklara kaşlarını çatarken konuştu. Ah, doğru. Felix! Ben de şimdi gitmeliyim. Lilly ve Felix endişelenmiş olmalı.

“Athy de gidecek. Abi giderken dikkatli ol.”

Ve tam kollarımda Blackie yürümeye başladım……

“Doğru. Bu şekilde tekrar buluşacağız.”

Blackie aniden kollarımdan kayboldu. Ne olduğunu anlamayarak kafamı kaldırdım.

Ehh? Neden Blackie’m yine abinin kollarında?

“Huh? Blackie’yi nereye götürüyorsun?”

Yabancının kollarındaki Blackie tekrar sızlanmaya başladı. Sorum üzerine gülümsedi.

“Ne zaman sana vereceğimi söyledim?”

Kafamın üstünde ‘???????’ lar çıktı. Ne dedin az önce? Hayır, ne demeye çalışıyorsun?

“Blackie’nin benim olduğunu söyledin?”

“Ben bulmadan önce.”

…… Huh? Ne? Gaipten sesler mi duyuyorum? Sesler duyuyorum……

“Ben buldum. Yani kızarmış ya da fırınlanmış yemek benim tercihim.”

Ve bu ne tür aptalca bir şey? Nasıl bu kadar kendinden emin söylüyor?

Sözleriyle suskun kalmıştım. Bu çılgın abiye aptal bir adama bakar gibi baktım ve Blackie’nin sızlanmasını duyunca neler olduğunu anladım.

Ne kadar inatçı!

“Neden abi onu alıyor! Blackie’yi ver!”

Bir hırsızın önünde edepli olmaya gerek yok! Sahibi karşında duruyor ve sen ona çalacağını mı söylüyorsun?

“Blackie’yi alıp ne yapacaksın!”

Gerçekten yemeyeceksin, değil mi? Neden bizim tatlı hayvanımız! Wahh!

“Uykun geldiğinde uyumak ve acıktığında yemekle aynı mantık.”

Ama sadece saçmalamaya devam etti.

“Uzun uykumun ardından manam azaldı ve kraliyetlerde çok mana var. Bu yüzden buraya biraz kutsal hayvan bulmaya geldim ama bak ne buldum.”

Dun dun dunnn! Yere yıldırım düşmüş gibiydi.

Saray büyücüsü olduğunu düşünmüştüm ama sen kutsal hayvan çalmaya gelen bir hırsız mısın?

“Ama bu garip. Burada çok kutsal hayvan yok? Sanki tüm bitkiler ölmüş gibi. Her neyse vakit kaybı olarak düşünmüştüm ama senin sayende Blackie’yi buldum. Yeterli değil ama biraz yardımcı olur.”

Kyaaaa hyaaaa! Sözlerini bitirir bitirmez onun üstüne atladım.

“Hayır! Blackie’yi geri ver! Blackie’yi yemeeeee!

Seni aptal piç! Sıkıldığın için Blackie’yi yemeye mi çalışıyorsun? Ve bu benim Blackie’m! Benim manam!

“Ah bu yüzden kimsenin haberi olmadan ayrılmaya çalıştım.”

Ben uzanmaya çalışınca Blackie’yi tuttuğu elini havaya kaldırdı. Yükseğe zıplasam bile ulaşmanın çok uzağındaydım.

Hayır, Blackie’yi geri ver! Ühü. Tabağın üstünde pişirilmiş Blackie görüntüsü aklımdan geçti. Wahh, Blackie’miz!

Ona ıslak gözlerle bakan benim için üzgün hissetmiş gibiydi. Kaşlarını çattı ardından konuştu.

“Kutsal hayvanın olmasa da bir fark yaratmaz. Şu ana kadar nasıl yaşadıysan öyle yaşa.”

Bu kelimelerin beni ikna edeceğini mi zannediyorsun?! Ne biçim bir pazarlama bu!

“Mananın azalması senin sorunun! Ver bana! Veeeeeeeeer!”

Israr ettiğimde düşünmek için sessiz kaldı. Evet, şimdi çok geç değil! Fikrini değiştir! Küçük bir çocuğa ve hayvana kötü davranırsan cezalandırılacaksın!

“Şimdi mi yesem?”

Ardından dizlerinin üstüne çöktü. Aniden benim boyuma inince geriye çekildim. Piçin kızıl gözleri dümdüz bana bakıyordu.

“Biraz zaman alsa ve sinir bozucu olsa da başka bir yolu daha var.”

Öyle dedi. Ama her neyse, benimle dalga mı geçiyorsun? Eğer başka bir yol varsa o başka yolu yapabilirdin işte!

“Bunu yalnız mı bıraksam? Çok etkileyeceğini sanmıyorum.”

Oracıkta patladım. Ama ‘Evet! Onu yalnız bırak!’ dersem daha çok tehlikeye gireceğime dair bir hissim vardı.

Şüpheli hissederken ona baktım. Zavallı suratın bana etki etmiyor!

“Söylemek gerekirse, ben çok iyi bir büyücüyüm bu yüzden senim gibi bir çocuğun şeyini yersem iyi uyuyabileceğimi düşünmüyorum.”

“Yalan!”

Bağırdım. Öyle bile olsa, neden Blackie’yi çalmaya geldin? Ona hala inanmadığımda ilgiyle gülümsedi. Ve sonraki sözleriyle daha da kızdım.

“O zaman hadi şöyle yapalım. Gerçek mana olana kadar onu hayatta bırakacağım. Nasıl geliyor?”

“Hayır. Ve temelli olarak hayatta bırak? Neden yapmalıyım?”

“Ne demek neden?”

Onunla savaşmak için sorduğumda geri soru sorduğunda daha da kızdım. Ama yakında kendi gözlerime bakan kızıl gözleriyle suskun kaldım.

“Sana bir şans verdiğimi söylüyorum.”

Gülümsediğinden emindim ama omurgamın ürperdiğini hissettim.

“Bunu bilmen gerekiyor. Her zaman senden kurtulup kutsal hayvanını alabilirim. Elbette gördüğüm tüm manayı önünde de alabilirim. Eğer başkası olsaydı tereddüt etmeden yapardım. Sana özel olarak yapmayacağımı söylüyorum.”

Gülümsemesi derinleşti ve omurgam daha da ürperdi.

“Çünkü seninle ilgileniyorum.”

Masum bir ses ve gülümsemeyle korkutucu şeyler söylüyordu.

Ve konuştuğu sözlerin kabul etmek istemediğim gerçek olduğunu anladım.

Bir çocuğu ikna etmektense sadece Blackie’yi alması onun için daha kolay ve faydalı olurdu.

Şu anda ne istiyorsa yapabilirdi.

…… Ama ben ona ‘Hey’ deyip Blackie için yumrulamadım mı?

Aşağı çektiğim kıyafetlerindeki elimi dikkatlice bıraktım.

Şahsen istemiyordum ama oldukça korkmuştum.

Bir yabancıyla yalnız kalmak zaten tehlikeliydi ve onu kızdırmak işleri daha iyi yapmayacaktı. Uwaaaahh…… Blackie, üzgünüm. Seni koruyamıyorum çünkü çok zayıfım. Whahahahahahah.

Ne olduğunu anlamış bir şekilde ağzımı kapattığımda gülümsedi.

“Korkma. Ben iyi bir büyücüyüm. Belki de daha sonra Blackie’yi yemek istemeyeceğim.”

Tüm iyi büyücüler ölümüne dondu mu? Eğer gerçekten iyi bir büyücüysen yumruğumla sarayımı yıkacağım! Ne tür bir büyücü her çeşit suçu işleyip 7 yaşındaki çocuğa ölüm tehditleri verir!

Tereddütlü bir şekilde dikkatle dudaklarımı araladım. K-korkak olduğumu biliyorum. Ama korkuyorum. Wahh.

“O zaman benden bunun yerine ne istiyorsun?”

“Düşündüğümden daha zekisin.”

Gerçekten eğlenceli bir şey bulmuş gibi gülümsedi.

“Hiçbir şey yapman gerekmiyor. Senden istediğim biraz özel bir şey. Senden ihtiyacım olanı kendim alabilirim. Ah, ama senden bir şey çalmak gibi değil.”

Bu ne demek oluyor? Tuhaf hissediyorum. Ama eğer hayır dersem Blackie’yi yutacak, değil mi? Ühhü, tanrım! Neden beni bu kadar zayıf biri yaptın!

“Ama eğer beni gerçekten kandırıyorsan……”

“Sorun yok. Sana söyledim, ben iyi ve nazik bir büyücüyüm. Bu canını acıtmayacak bir anlaşma. Söz veriyorum.”

Yalan söylemek her gün yaptığın bir şey mi?! Sözlerin hiçte yardımcı olmuyor!

“Ve senden aldığımdan hoşlanırsam…”

Ugh. Ama seçim yapma gücüm var mı? Sadece ipucunu anlamaya çalışabilirim. Ölüm bayrağımın tam önümde olduğunu hissetmemden bu yana uzun zaman olmuştu. Ama hiçte hoş karşılanmıyor. Ühü.

“Mana olsa bile o şeyi yemeyeceğim. İyi bir anlaşma.”

Sanki cevabımı bekliyormuş gibi bana baktı. Kötü piç! Sanki ban seçim sunuyorsun!


Her şeyin aşırı pahalı olduğu dönemde siteye katkıda bulunmak ister misiniz? O zaman lütfen AdBlock’u bu sitede durdurun ve bana yardımcı olun. İyi Okumalar~~

<< Önceki Bölüm |Özet| Sonraki Bölüm >>