ATHANASİA BÖLÜM 39

Ahh, o iyi bir Athy idi…… Hayatıma ilgi gösterdiğiniz için teşekkür….

“Az önce ne……”

Ama Claude’un alçak sesiyle hayallerimden uyandım.

Hııh. N-ne? Rüya mı görüyordum? Daha ölmedim mi? Boynuma dokunduktan sonra yaşadığımı fark ederek cennetlere şükrettim.

“…… Bu neydi?”

Ben değildim, öfke ejderhamdı…… Saçmalık! Ahh, bilmiyorum! Bu benim elim değil! Wahh!

Zihinsel çöküş yaşadığımdan düşünmek benim için imkânsızdı.

Düşüncelerim kopup giderken Felix ağızını açtı.

“Özür diliyorum majesteleri. Çok dikkat dağıttığımdan prenses bunu yaptı.”

Whaaaaaackkk!

Felix seni çılgın abi! Beni öldürmeyi mi planlıyorsun? Şimdi sanki ikinizi de susturmak için tokatlamışım gibi geliyor! Niye bana köpek boku yedirmeye çalışıyorsun? O amaçla tokatlamadım!

“B-böcek. Böcek! Ben sadece- böcek!”

Gerçekten düzgün konuşamadım. Ardından Claude kaşlarını çatarak ağzını açtı.

“Böcek olduğumu mu söylüyorsun?”

Hayır!

“Hayır, babacığın yanağında böcek vardı! Babacığı sinirlendirmeye çalışıyordu bu yüzden Athy böyle yaptı! Athy babacık için yakaladı!”

Ühü. Kısa ama uzun bir hayattı. Hedefim 18 yaşından daha uzun yaşamaktı ama böyle öleceğimi bilmiyordum. Bu kaderin demiri. Ühü. Öfke ejderham patlayıverdi……

“Yani böyleydi. Prenses majestelerinin iyi hissetmesi için üflemeli.”

Daha önce de böyle hissetmiştim ama gerçekten Felix’i yumruklamak istiyorum…… Beni kurtarmaya mı yoksa öldürmeye mi çalışıyordu bilmiyordum. Bana böyle şeyler yaptırma! Eğer bana yapmam için ısrar edersen yapacağımı mı düşünüyorsun?

Claude’a üzgün bir suratla baktım. Hah, seçeneğim yok.

“Baba. F-fuuu……”

Kahretsin, yaşamak zor……

***

Otuz dakika sonra süt içebildim.

Ühü. Çocuklar, yaşadım. Boynum hala omuzlarımın ortasında! Wahh.

Claude’un kötü zalim birisi olduğunu düşündüm. Tıpkı böyle! Yanağından tokatlanırsa! Yaşamama izin verdi! Ama Claude’u yanlış anladım sonuçta!

Bana biraz delirmiş gibi baksa da. Ühhü. Süt artık tuzlu geliyor. Bunun son çay partim olmaması için yalvarıyorum.

“Sonuçta prensesi benim tutmamın daha iyi olduğunu düşünüyorum.”

İmadan hiç anlamayan Felix Claude ile konuştu. Kyaaaa. Ölmek istiyorsan yalnız öl. Yaşamak istediği hayatı olan benim!

Felix’e soğuk bir bakış atarak Claude konuşmadan çayından yudum aldı. Genellikle çay partimizi yaptığımız dış bahçedeydik.

Kutsal hayvanın ve Lucas piçinin ne olduğunu soracaktım ama boş ver.

Onu tokatladığım halde hayatta olduğumu görüyor musunuz?

Hııh! Meselenin ne kadar büyük olduğunu az önce fark ettim. Her zaman bana ‘Bu şeyi nasıl öldürsem şimdi.’ diyen bakışlarla bakan bu piç öfke ejderham harekete geçse bile beni hayatta bıraktı.

Evet. Beni öldürmeye çalışmadığın sürece başka bir şey istemeyeceğim. Şuandan itibaren öfke ejderhamı iyi kontrol edeceğim. Ühü.

“Görünüşe göre onun yanında olacak başka birini bulmam gerekiyor.”

Claude bana bakarken mırıldandı.

Huh? Ama bu nereden çıktı? Felix de benimle aynı şekilde hissetmiş olmalı.

“Yeni biri derken, demek istediğin…”

“Onu savaş sanatlarına başlatmayı düşünüyorum.”

“Eh? Savaş sanatları öğrenmek? Kim? Ben mi?

Az kalsın içtiğim sütü püskürtüyordum. Tokatlandıktan sonra çıldırdın mı? Nereden çıktı savaş sanatları aniden?

“Sineği yakalamaya çalışırken bir şeyleri tokatlayıp başarısız oluyor yani aynı hatayı tekrar yapmaması için savaş sanatlarını öğrenmeli.”

Hııh. Bu iyi değil…… Terlemeye başladım. B-benim tarafımdan tokatlanmak o kadar büyük bir şok muydu?

“Ayrıca.”

Daha söyleyeceklerin mi var? Claude’un devam eden sözleriyle kalbim gümlemeye başladı.

“Elinde hiç kas yok. Bu durumda böcek onu yakalayabilir.”

N-neydi bu? Onurunu kurtaran sözler mi? Sana sert vurdum gerçi. Acıtmadı mı? Bu sadece bana farklı bir yönden böcek diyerek dalga geçmen, değil mi? Ühü.

“Ama prenses sadece 7……”

“Çoğunlukla yanında kalmasını emrettiğim koruma onu tutmaktan başka bir şey yapmıyor. İşe yaramaz.”

Felix bunu duydu ve aniden üzüldü. İşler burada çok sakin olmasına rağmen Felix için değildi.

Koruma tehlike olduğunda işe yarar. Ama Claude kötü bir modda göründüğünden araya girmeyeceğim.

Hmm ama bu garip. Neden kalbim bu kadar hızlı çarpıyor……. Hııh. Bozukluk ya da hastalık mı? Sebebi bir avuç çılgın piçin bana yakın yaşaması mı……?

Huh? Neden kalbim acıyor……

“Pfft.”

O anda, sıcak bir şey boğazıma geldi. Ack! Az önce içtiğim sütü mü kusuyorum?!

Kusma sesi çıkarınca Claude ve Felix bana bakmak için kafalarını kaldırdı. Ama hemen ardından ifadeleri şoka döndü.

Ack! Utanç verici! Ama ben kusmadım evet! Bu bok. İçimde tuttuğumu sandım ama daha çok acıtmaya başladı. Ama gör görünüşe göre biraz süt çoktan ağızımdan kaçtı.

“Prenses!”

Huh? Ama neden bu süt çok kırmızı?

Ama ağızımdan tekrar bir şeyler çıktı. Aynı zamanda sersemlemiş hissettim.

Ne? Kan gibi görünüyor? Az önce zehirlendi……

Ama düşüncelerim daha ileriye gitmedi.

Birisi sandalyeden düşerken beni yakalasa bile, ya da birisi bir şeyler bağırsa bile hiçbir şey kafama takılmadı.

Ölüyor muyum? Aynen böyle?

Bekle…… Bu çok ani?


Her şeyin aşırı pahalı olduğu dönemde siteye katkıda bulunmak ister misiniz? O zaman lütfen AdBlock’u bu sitede durdurun ve bana yardımcı olun. İyi Okumalar~~

<< Önceki Bölüm |Özet| Sonraki Bölüm >>