ELİZA BÖLÜM 24 – YARIN DAHA HIZLI GELMEYECEK Mİ?

Olan bunca şeyle at arabasıyla iki günde yavaş yavaş dönmeye vakit yoktu. Sosyalleşme eğlenceli ve rahatlatıcı bir şey mi olmalı? Asiller için sosyalleşme basit bir şey değil. Tüm gün at sürüp her şehirde değiştirdikten sonra tamamen bitkin bir şekilde aynı günün akşamı Kaldia’ya geri döndüm.

Elbette bir çocuk olarak atımı tüm gün kontrol edecek gücüm yoktu, bu yüzden Kamil ve Claudia sırayla benimle sürdüler.

“Biz yokken neler oldu?”

Bizim yokluğumuzda Earl Terejia adına sekreteri Bellway sorumluydu. Döndükten sonra bile yorgun bedenimizi dinlendirmek için vaktimiz yoktu, Earl gerçek güce sahip olup çalışma odasına gitse de kabul etmeye karar verdiğimiz mültecileri almak için hemen büyük çapta hazırlıklar yapmamız gerekiyordu. Claudia eğitim alanına yöneldi, nasıl oluyor da bu kadar fazla enerjisi oluyor merak ediyorum.

Bellway her şeyin aynı olduğunu ve fazla bir şey olmadığını, yakın zamanda taşınmış olan Elise ve Maya da ya da çoğunlukla Elise’ye bakmaktan sorumlu olan yeni dadıda fark edilebilir bir değişiklik olmadığını bildirdi.

“O zaman, ‘ojou-sama’ konusu hakkında……”

Bellway temkinlice Elise’nin nasıl bulduğunu ve notu yazdığını bildirmeye başladı. Bellway ve hizmetçiler o çocuğu “ojou-sama” olarak çağırıyorlar, böylece ayırt etmesi daha kolay oluyor.

“En derin özürlerimi sunarım. Geçen gün dışarı çıktığımda Elise-sama da biraz kaçtı.”

“Biliyorum. Elise bunu mektubunda yazdı. Eh, insanları aldatmaya yatkınlığım var. Şuandan itibaren eğer Elise o çocuk hakkında soru sorarsa onu bana gönder. Onu iyice kandıracağım.”

Beklendiği gibi, esas konu o çocuk hakkındaydı. Gelecekte çocuğun bilgilerini kontrol etmek için Earl’ın sekreteri Bellway’ı kontrol etmem gerekiyor. Konağın içinde az insan olduğundan ve her şeyin takibinden sorumlu olan o olduğundan Elise’nin onu bulması açıkça onun hatası. Onun için nadir bir hata.

Ona gelecekteki yazışmalar hakkında talimat verdiğim ve bildirecek başka bir şeyi olup olmadığını sormak üzereyken Bellway bir sebepten birdenbire kafasını derince eğdi.

“Tüm bunlar için gerçekten üzgünüm. Eliza- samanın güvenine ihanet etmek…… Bana ne ceza verdiğiniz fark etmeksizin buna hazırım.”

Sesinde çalışmaları için çok fazla tutku vardı… Başını bana eğmesine baktığımda Earl sekreteri olmanın zor olduğunu hissettim ve ona karşı acıma gibi bir şey hissettim.

Earl Terejia gerekenden fazla çalışana sahip olmaktan hoşlanmadığından Bellway yaslında şikâyet etmeden bir sekreterden daha çok iş yapıyor. Sık sık sıkıntılı işler yapması isteniyordu ve hatta başını boyunun yarısı olmayan bir çocuğa eğmesi gerekiyordu, oldukça stresli bir iş olsa gerek.

Bunu dikkate alınca benimle Bellway arasında duygusal olarak epey mesafe var. Ayrıca bana başını eğen birine bakmak ta oldukça gerçek dışı.

“…….. Sana güvenmiş olan ben değil Earl Terejia idi. Benden herhangi bir ceza almayacaksın.”

Biz yokken Bellway’ın o çocuğa bakmasını istemenin sebebi konakta ondan başka sorumlu olacak kimsenin olmamasıydı, ayrıca Earl’den de talimat almıştı. Her ne kadar doğrudan Bellway’ı bu konuda isteyen gerçekten ben olsam da bunun sebebi o çocuktan benim sorumlu olmamdı. Benim beklentilerime ihanet etmek gibi bir şey söylemek, ama en başta ona gerçekten de o kadar güvenmemiştim.

Bellway söyleyecek söz bulamazken raporunun içeriğini doğruladım. Sanki onu cezalandırmama kararımı protesto ediyormuş gibi Bellway’ın her zamanki çelik maskesinden farklı neredeyse üzgün görünen bir ifadesi vardı.

Doğu Kaldia doldurulmamış büyük göl alanıyla hala oldukça gelişmemişti. Mültecileri oraya kabul etmeyi planlıyordum.

Onlar çiftçiler, tıpkı benim alanımdaki insanlar gibi. Onlara verilebilecek tarım arazisi olmadığından yeni gelenler olarak kendi arazileri için sulama işi yapacaklar. Biraz çabayla çevre insanlar için yaşanabilir olmalı ve balıkçımız olmadığından alan için de iyi olacak, diğer su zengini alanlardan nasıl pirinç ekileceğini öğrenmekte uzun vadeli plan olarak belirlenebilir. Bu proje sonraki nesle kadar devam edebilir ama gelecekteki getirileri görebildiğimden Kaldia mültecileri kabul edecek.

En belirgin yarar balkabağı olacak. Mülteciler arasında yaşayacakları yeni topraklar için pazarlık edecek balkabağı çekirdekleri olanlar var. Ekosistemi değiştirmekten endişelendiğim için mültecilerin yetiştirmelerine izin verilecek yeni mahsul türlerine bir sınır koydum, şimdilik mültecilerin getirdiği yeni mahsul türü olarak sadece kabakları kullanacağım.

Patateslerini de kullanmayı planlıyordum ama görünüşe göre Kaldia’nın yüksek su oranlı toprağı olduğundan patateslere uygun değildi. Önceki hayatımdan hatırladığım şey balkabağının oldukça besleyici göründüğü ve iyi bir ekin olacağıydı. Alanım yalnızca tahıl ürünleri ektiğinden kabak eklemenin insanların genel beslenmesine yardımcı olacağını umuyorum.

Ayrıca bir diğer büyük yarar da işgücünü artırmak olacak. İnsanlar diğer alanlardan Kaldia’ya neredeyse hiç taşınmadığından işgücü eksikliği yüzünden büyük projelere başlamamız zordu. Alanımın vatandaşları hayatta kalmak için ekin dikmekle meşgul olduklarından alan basitçe durgunlaşmıştı.

Bu yüzden alanımın doğu göl bölgesi hakkında bir şey yapmak istememe rağmen yıllardır herhangi bir gelişme olmamıştı. Çünkü herkes şu anda tarlalarıyla meşgul olduğundan işgücünde fazladan artışı beklemem gerekiyordu.

Bu durumda mültecileri kabul etmek çok sayıda yeni vatandaşa sahip olmak anlamına geldiğinden onları fazladan işgücü olarak da düşünebilirim.

Asıl vatandaşlarımdan farklı yerlerde yaşayacaklarından herhangi bir anlaşmazlık olmayacak, her halükarda farklı dilleri konuşacaklarından herhangi bir anlaşmazlık türünün açığa çıkması zor olacaktır. İletişim kuramadıklarından muhtemelen savaşacakları bir şey de olmayacak.

Ama çocuklarının nesli kesinlikle Arxian dilini öğrenmeli. Earl Terejia ile çoktan şu anda sulama işine katılmak için çok genç olanlara öğretmemiz gerektiğini konuştum. Ayrıca pirinç yetiştirme tekniğini alabilmek için çocukları ve torunlarının Arxian dili konuşmaları gerekecek, böylece herkes bir olabilir.

Sonuçta sonsuza dek mülteci olarak kalamazlar. Onları kabul ettikten sonra yeni kimlikleri Kaldia alanının vatandaşı olacak. Onlara yeni vatandaşlar demeye başlamalıyız, yarın bunun hakkında Earl ile konuşacağım.

Mültecileri kabul etmeyi dikkatlice düşünürken kesintiye uğradım.

“Hala uyanık mısınız?”

“….. Bayan Hortensia.”

Kapıyı açıp içeri giren kadın şaşırmış görünüyordu.

Kovulan Bayan Galton’un yerine yeni dadı Bayan Hortensia idi. Karanlığı aydınlatacak hiçbir ışık olmadığından sadece sesini duyabiliyordum.

“Uzun süre ayakta kalmak vücudunuz için iyi olmayacak.”

“Anladım. Uyumaya gideceğim.”

“Öyleyse iyi. Bazen hala sadece altı yaşında olduğunuzu unutuyorsunuz.”

Bayan Hortensia’nın sözüyle biraz şaşırdım. Çünkü tamamen haklıydı.

“Erken olgunlaşmış olsanız da bedeniniz henüz size yetişmedi. İyice yemeli, güzelce uyumalı ve düzgünce egzersiz yapmalısınız, böylece vücudunuz zayıf olmayacak.”

Anladım, benim cevabımdı ve Bayan Hortensia söylemek istediklerini söyledikten sonra odadan ayrıldı.

Bayan Hortensia Bayan Galton kadar sinir bozucu değildi ama kişiliğini kavraması zordu ve bu benim konağa yeni gelen dadı hakkındaki değerlendirmemdi.

<< Önceki Bölüm |Özet| Sonraki Bölüm >>

Yorum Yaz