ELİZA BÖLÜM 5 – BU TEMEL EĞİTİM

“Yanını açık bırakma!”

Birbiri ardına gelen affetmeyen kızgın sesle, tahta kılıcım elimden tekmelendi. Antrenman ortağım Gunther bana hiç te kolay davranmıyordu. Hala şoktan uyuşuk bileğimi tutarken kibarca ona teşekkür ettim.

Rashiok artık onu her zaman izlemesem bile iyi olacağı noktaya kadar büyüdü, şu an yazın sonundayız. Altın Tepeler Konağı yanındaki alanın askerleri için inşa edilen kışlalar tamamlandı, Earl Terejia alanımdaki askerlerle birlikte kiraladığı askerleri düzenledi. Burada bitirdikleri epeyce bina var… Penceremden inşaatını izlediğim günler çokta uzun zaman önce değilmiş gibi hissettiriyor.

Askerler kışlaya girdikten hemen sonra, bazı nedenlerden Earl dövüş sanatları eğitimimi başlattı. Bana kılıç ve mızrak kullanmanın temellerini atmak için, özellikle benim için (asile) üç aylık asker eğitim kursu hazırlandı.

Ama gerçekten, ben bir kız olmalıydım. Earl Terejia belki de cinsiyetimi unutmuş olabilir mi merak ediyorum.

Bu muhtemelen asil eğitiminin standart bir parçası bu yüzden garip bir şey yok. Bununla ilgili bir sorun yok, ama… Hayatımın şu anda tehlikede olduğunu hissetmem farklı bir sorun.

Bir süre düşündükten sonra, yapmaya karar verdim.

Kaldia alanının birliklerinin her zaman bu kışlalarda kalmasına karar verildi. Kaldia alanının birlikleri olduğu için elbette onlar çoğunlukla benim alanımın insanlarıydı. Anlamı, aralarında hala babamın kanından onu canlı olarak kaynatmak isteyecekleri noktaya kadar nefret eden insanlar vardı. Tabi ki beni de nefret edecekleri hedeflerine dâhil edeceklerdi. Sadece mirasım yüzünden benden nefret ediyorlar… Medeniyetsiz adamlar.

İlk defa konaktan dışarı çıktım. Konağın dışında ilk ziyaret ettiğim yerin ağır suçluların gecelediği yer oldu, bu yüzden karma gibi bir şeyin olup olmadığını, karmamın şu anda ne kadar kötü olduğunu merak ettim.

Daha da kötüsü alanımın birliklerinin yarısından fazlasının aslen haydut olması. Gerçekten üç aylık eğitimimin sonuna kadar yaşayabilecek miyim merak ediyorum.

En azından Kamil ve Rashiok bakıcım ve evcil hayvanım olarak benimle birlikte, ancak eğer Kamil tarafından çok fazla şımartılırsam büyük olasılıkla gelecekte aşımın bedenimden ayrılmasına neden olur, bu yüzden aceleyle reenkarnasyon sonrası neredeyse unutmuş olduğum önceki hayatımdan öz-yeterlilik yeteneğimi zorla çıkardım.

“On tur buralarda uygun adım yürüyüş yapıyorsun, sakın gevşemeye kalkma!”

“Evet!”

“Kaç kez söyledim zaten hatırlıyor musun, cevap verirken karnından gelen sesini kullan!”

“Evet! Üzgünüm!”

Alaylar bir süre sonra durdu, şey daha kötüsü olabilirdi.

Ben her zaman yaldızlı bir kafese kapatılıp nazlanarak büyütüldüm şu ana kadar, ancak bu eğitim her gece kusmama ve tamamen ter, kum ve çamurla kaplanmama neden oldu; sadece kelimelerle tamamen tarif etmek zor.

Her ne kadar birlik benim için kahvaltı ve hafif bir öğle yemeğini uygun bir şekilde hazırlasa da, geceleri kendi kendime sağlamalıydım. Savaş alanında hayatta kalma yeteneğini geliştirmek için yaygın bir eğitim gibi görünüyor.

Kaldia bölgesinde gece, mum bile almayan düşük seviyeli askerler için çok uzun. Eğitim sırasında yemeğimi de kustuğum için geceleri açlığım hiç dinmeyecek, ama sebebi kendi zayıflığım olduğundan umutsuzca toplayabildiklerimde yenilebilir bir şey aradım. Önceki hayatımda hiçbir zaman yemekten yoksun olmadım ve bu hayatta doğup büyüdüğüm asil ev de kaynaktan yoksun değildi, bu yüzden şu ana kadar boş bir midenin ne kadar acı verici olabileceğini bilmiyordum.

Rashiok’un bana yardım etmesine izin verilmesi iyi oldu, çünkü beş yaşındaki bir çocuğun yeteneğiyle yenilebilir yiyecekler aramak benim için biraz aşırıydı. Rashiok pul büyütmeye başlıyordu ve küçük bir köpek büyüklüğündeydi, etrafta dolanıp yiyecek avımızın tadını çıkarırdı. Kışlalara döndükten sonra topladığım “yiyecek” yenilebilirlik açısından kontrol edilirdi, eğitimdeki gerçek bir askerin zehirleri kendisi kontrol etmesi gerekirdi, bu yüzden bana ayrıcalıklı bir muamele verilmiş gibi görünüyor.

Tabii ki en azından anında ölüme neden olan zehirler hakkında eğitildim.

Her ne kadar üflenen balon bile beni devirebilir ve her gece midem kırılıyormuş gibi hissettirse de en azından kışlalara gittiğimde sessiz ve sakindi.

Savaşları olmayan güçlü bir ülke için, yiyecek eğitimine bağı neredeyse anormal düzeyde öneme sahipler gibi hissettiriyor. Yiyecek kıtlığı yüzünden haydut oldukları zamandan kalma bir hatıra mı merak ediyorum… Nasıl cüret ederler, kafalarında bir şeyler yanlış olmalı. İnsanların ruhu medeniyet geliştikten sonra yumuşadı mı yoksa onlarda bir şeyler yanlış da mı bu eğitimi benim için yaptılar, hangisi merak ediyorum.

Zehirli birçok mantar türü olduğundan, beynime çekiçle işlenen ilk der buydu.

Kuşlar ve tavşanlar genellikle bölgemdeki insanlar tarafından yenir, fakat Rashiok’la kaç defa avlamaya çalışsam da bir tane bile yakalayamadık.

Sadece yenilecek çok az yeri olan kurbağalar vardı, daha büyük olanların çamurun altında olacağını öğrendim. Yumurtaları da yenilebilir olmalı ama ne yazık ki şu an mevsimi değil.

Bulabildiğim yılanlar oldukça büyüktü ve yakın zamanda bir kar yılanı işledim. Draconis’in asıl avı olduklarından besin değerleri yüksek olmalı.

 Çoğu örümcek, hatta zehirli olanlar bile pişirildiğinde yenilebilir.

Birçok bitki oldukça zehirli ve sindirime zararlı olduğundan onları yemek son ama son çare.

Çeşitli ağaçlardan pek çok meyve topladım ancak çoğu yenilemezdi. Kustuğumda mideme girdikleriyle aynı şekilde çıktıklarından çabucak bunları yemekten vazgeçtim.

Benim için yakalaması en kolayı kertenkelelerdi. Dezavantajı ise parazitleri önlemek için kertenkelelerin ateşte iyice pişirilmesi gerektiği ama eh, insanların gerçekten omnivor1 olduklarını şimdi kendi bedenimle öğreniyorum.

Avlanma sonuçlarım son birkaç gündür pek iyi olmadığından, dünden önceki gün tuzlu suda çimen kaynatmayı denedim ve dün mevsim dışı ağustosböceği buldum, ayrıca her yerde yetişen yabani otlardan bazılarını da denedim. Genç saz püskülünün aslında yenilebilir olduğu ortaya çıktı, kim düşünürdü…

“Charlie henüz nehre gitmedi, ha. Orada her zaman çok sayıda böcek, yılan ve bitki var ve elinden gelenin en iyisini yaparsan balık bile yakalayabilirsin.”

“Bu pis velet aslında kibar bir asil olmalıydı, on kişiden onu muhtemelen buna inanmazdı.”

Eğitimdeki bütün askerler beni Charlie diye çağırıyor. Kamil haberim olmadan yaymış olmalı, ya da belki de bu bölgedeki eski bir şeyin ismi. Küçük düşürücü mü şefkatli mi olması gerekiyor hiçbir fikrim yok. Asil bir kız olduğumdan asalete olan nefretlerini benden mi çıkarıyorlar yoksa benzer yemekler paylaşan bu işte birlikte olan yoldaşlar olarak benimle iyi mi geçiniyorlar merak ediyorum.

Bazı günler bana karşı tavırları buz kadar soğuk olurken bazı günler de kendi çocuklarıymışım gibi sıcak olurlardı. İnsan duyguları o kadar karmaşık ki onları şimdi bile anlamıyorum.

“Nehir, huh… Charlie, bunu zaten bildiğini düşünüyorum ama oraya gidersen Kamil’i de götür.”

“Doğru. Aksi halde kaybolup geri dönüş yolunu bulamazsın, ağlayacaksın!”

Adamların hepsi bana dilleriyle çocuk gibi davranıyordu ve eğitimdeki askerler birbirlerini şakacı alaylarıyla kızdırıyorlardı. Şey teknik olarak hala çocuk olduğum bir gerçek, bu yüzden ne dediklerini umursamadan başımı salladım ve her zamanki gibi bu heriflerin büsbütün eksik olduğu sevimli bir çocuğun cazibesi bu adamları şaşkınlıkla sessizliğe düşürebiliyordu.

Kimseyi suçladığımı söylemek istemiyorum ama kışlalardaki yaşama adapte olsam da bir kez bile doğrudan kontrol altındaki alandan dışarı çıkmadım. Doğrudan kontrol altındaki alanda ayrıca küçük bir ormanlık ve gölet var. Kışlaların ve konağın artık görünemeyeceği noktaya kadar uzaklaşmadım çünkü olası bir sorun yaşanması durumunda ulaşabileceğim yetişkinlerin görüşünde kalmanın daha iyi olacağını hissettim.

“Oh, çocukların uyku vakti değil mi? Sabahın köründe Gunther tarafından tekrar dövüleceksin, biliyor musun?””

Genelde çok konuşmayan, eğitimdeki en yaşlı asker sesini yükseltti ve kahkaha krizine neden oldu.

Kahvaltıdan sonra her gün herkesin doğrudan kontrol altındaki bölgedeki alanlara yardım etme vakti gelirdi, alanlara gitse bile işe yaramayacak benden başka, bu yüzden onun yerine ben de Gunther’den kılıç ustalığı talimatları alırdım. Kılıcım onlarca kez elimden düşecekti ve bundan sonra dövüş sanatları eğitimi alıp dövülecektim, ancak korkunç derecede değil. Bu benim her zamanki günlük rutinimdi.

Her gün Gunther tarafından yıpratılıp sınıra kadar itildiğim için diğer askerlerin benimle yavaşça daha az ayrıklaştığını hissedebiliyordum. Düşmanlarının kızının dövüldüğünü ve pislik içinde yuvarlandığını gördükten sonra, muhtemelen göğüslerinden bir yük kalktı.

“Bu doğru. Şimdi uyumaya gidiyorum, herkese iyi geceler.”

Onlara kibarca iyi geceler diledim, sonra saman yatağımın arasına girdim. Uzandığım an bilincimin benden uzaklaştığını hissedebiliyordum ve hemen uyuyakaldım.

<<Önceki Bölüm| Özet |Sonraki Bölüm>>

Dipnotlar

  1. Herbivor: Otçul, bitki yiyerek beslenenler

    Karnivor: Etçil, et yiyerek beslenenler 

    Omnivor: Hepçil, hem et hem bitki yiyerek, her şeyle beslenenler.