Günah Keçisi Olarak Çağırılmış Olsam Da, Ben Mutluyum~ Devam~

Benim adım Kashii Mikoto. Genelde her yerde bulabileceğiniz sıradan liseli bir kızdım.

Doğru, öyleydim. Şu anda muhtemelen sıradan olmaktan çok uzağım.

Beni günah keçisi olarak kullanan boktan kaltak yerine aziz olarak çağırıldım ve şimdi Şeytan Kralının Kraliçesiyim. Evet, evlendim. Yeni evli çiftin balayı tatlıdır. Bu Riajuu1.

İblis Kralına sözleşmeyle bağlı olan bana neredeyse ölümsüzlük bağışlandı. Şeytanların görünümleri insanlardan farklı değil ama güçleri ve ömürleri karşılaştırılamaz.

Japonya’ya bir daha dönemem ve öyle bir niyetim de yok. Ebeveynlerimi görememek yalnızlık verici gerçi. Ama ben [Eğer kaderindeki kişiyle tanışırsan, görüntünü umursamadan acele et.] sözlerini aldım.

Ondan sonra, benimle birlikte Şeytan Kralı boyun eğdirmeye gelen iri kıyımlar hayatları için insan topraklarına kaçtılar.

Onlar teki iyi yönleri yüzleri olan adamlar olduklarından elden bir şey gelmez. Ülkede bölümlerindeki en güçlü kişiler gibi görünüyorlar gerçi. Öyleyken Şeytan Kralı boyun eğdirebileceklerini ne düşündürdü acaba.  Gerçekten yerlerini bilmiyorlar.

Ölmemek büyük övgü meselesi. Artık onlar hakkında endişelenmek gerekli değil ve istemiyorum bile.

[Mikoto]

Cazibe dolu alçak, tatlı sesi duyduktan sonra ayakta bile duramıyor gibiydim.

[Vladimir]

Şeytan Kralı ve benim kocam Vladimir’di. Sevgili kocam tarafından kaldırıldım ve bakışları yaklaştı.

[Görünüşe göre insanlar tekrar aziz çağırdı.]

Canavar gibi kısılan gözlerine dalgınca baktım.

[Hee. O insanların arasında sadece aptallar var.]

Şeytan Kralın kalesine olan yolculuk sırasında kötü toprakların çoğu benim tarafımdan arındırılmıştı. Artık bir azize ihtiyaç olmasa bile, daha ne istiyorlar? Eh, hala canavarlar var. O kadarına da kendiniz bir şey yapın.

[Uzun zamandan beri sıkıcı bir ırklardı. Elbette, Mikoto istisna.]

Küçümseyen Vladimir de harika. Büyülenerek izlerken Vladimir’in kırmızı gözleri doğrudan beni delip geçti.

[Un. Biliyorum.]

Yeterliden fazla seviliyordum. Şüphe için yer yoktu.

[Hayır, hala yeterli değil.]

Apaçık sırıtıp böyle söyleyerek Vladimir kollarında benle yatak odasına doğru gitti.

Kaç gün geçti? Sevilen ben kalbim ve vücudum tatmin olmuş bir şekilde Vladimir’in kollarında uyukluyordum.

[Şeytan Kralı-sama! Aziz grubu kalenin girişine geldiler.]

Yatak odasının kapısına çarpan patavatsız adama kaşlarımı çattım. Aziz grubu? Tekrar incinmeye mi geldiler? Aptalca.

[Onlarla uygun biçimde oynayın.]

Vladimir astına ilgisizce cevap verdi.

Bir süre daha kestirdikten sonra taht odasına gittik.

Görünüşe göre aziz grubuyla oynadıktan sonra onları taht odasına getirmelerini emretmiş.

Tahta oturunca heybetli görünen Vladimir beni kucağına oturttu. Un. Hiçbir şey garip değil. Her zamanki gibi sonuçta.

[Şeytan Kralı-sama, onları getirdik.]

Ağır ikili kapı açıldı ve aziz grubu geldi. Basitçe, tüm vücutları yaralıydı. Sadece oynandılar bu yüzden ölü yoktu.

[Yani sen Şeytan Kralsın!]

[Ne?……Aziz? Yaşıyorsun.]

Aziz grubundaki iri kıyımlar bana yüzlerinde çeşitli ifadelerle bakıyorlardı. Aralarındaki aziz bana gözlerini daha da açarak baktı.

[……Kashii-san?]

Aziz, hayır, boktan kaltak-san dalgınca adımı mırıldandı. Pofuduk omuz uzunluğundaki kahverengi saçlar, çift göz kapaklı büyük gözler, safsızlık izi olmayan beyaz ten, pembe renkli dudaklar. Un. Güzelliğin görünümü.

Boktan kaltak-san belli ki aziz olarak çağırılmıştı. En sonunda kaçamadı. Ne talihsiz.

[Uzun zamandır görüşmedik, Boktan Kaltak-san. Senin sayende ben mutluyum.]

Onu gülümsemeyle karşıladım. Günah keçisi yapıldım ama yine de çok kibarım, değil mi? Mutluluğumu haber vermezsem olmaz, değil mi?

[……Eh? Ha? Boktan kaltak da ne?]

Dalgın boktan kaltak sözlerime kızmayı hatırladı ve yüzü kırmızıya boyandı. Suratından Hanya2 yüzü püskürdü.

[Aziz-sama! Bunun anlamı ne? Neden hayattasın ve neden Şeytan Kralıyla birliktesin!]

İri kıyım şövalye no 1 bana ters ters bakarak bağırdı.

[Aziz? Aziz oradaki kadın, değil mi? Ben sadece onun yerine çağırılmıştım.]

Gerçeği ilettiğimde iri kıyımlar manasız aptallıklarını açığa çıkardılar. Sözlerimin anlamlarını hemen anlayamadılar.

Anladıkları an iri kıyımların yüzlerinde öfke belirdi.

[Bizi kandırdın!]

[Yani sen sahteydin. Şüphe yok……]

Şüphe yok? Ney. Güzel olmayışım mı? Onları öldürebilir miyim, bu adamlar.

[Söylesene. Siz çocuklar aptal mısınız? Salak mısınız? Bahsettiğiniz kandırmanın ne olduğunu anlamıyorum. Arıtmayı düzgün bir şekilde yaptım, değil mi? Siz çocuklarla karşılaştırılınca ne kadar daha kullanışlı olduğumu düşünüyorsunuz? Konuşmadan önce dikkatlice düşünün.]

Biraz sinir olmuştum. Onları oracıkta biraz ezmeyi düşündüm. Konuşmadan önce dikkatli düşün.

[Kuku, insanlar arasında sadece aptallar var.]

Vladimir kulağımın yanında neşeyle güldü. Yukarı baktığımda nazikçe yanağımı öptü. Haa. Vladimir o kadar harika ki sıkıntılıyım.

Aziz gurubu manzarayla susakalmıştı.

[…… Neden…… Neden senin gibi bir kadın böylesi iyi bir adam tarafından seviliyor? Orası benim yerim olmalıydı.]

Evet? Ne söylüyor, bu boktan kaltak. Delirdi mi?

[Aziz-sama? Sorun ne?]

Büyücü iri kıyım tarafından çağırılınca boktan kaltak şaşırmış bir ifade gösterdi.

Tutku dolu gerçek fikirleri ortaya çıkmıştı. Anladım. Ama, boktan kaltak oradaki iri kıyımlara sahipti, değil mi? İdare et.

[Bu, benim. Bu yer sadece ve sadece benim.]

Boktan kaltağın gözüne bakarken gülerek söyledim. Yüzü hüsranla çarpıklaştı. Güzel olmasına rağmen fazlasıyla içler acısıydı.

[Doğal olarak. Mikoto benim tek ve biricik Kraliçem sonuçta. Senin gibi tiksinç bir kadını tanımıyorum.]

Vladimir çok açık bir şekilde ilan edince yanaklarım gevşedi.

Tiksinç olarak tanımlanan boktan kaltağın yüzü soldu ama hala bana şiddetle ters ters bakıyordu.

[Sadece sıradan bir kadın olmana rağmen! Hafifçe büyük göğüslerin var diye kendini kaptırma!]

Ha? Büyük göğüsler? Yo yo, onlar normal, biliyor musun? Sadece sen düzsün. Takip etmeyen aptal kişiyi bir kenara bırakmakta sorun olmamalı, değil mi? Un.

[Yani, ne için geldiniz?]

Boktan kaltağı görmezden gelerek iri kıyımlarla konuştum.

[Ne için? Elbette Şeytan Krala boyun eğdirmeye geldik.]

İri kıyım şövalye no 2’nin sözlerini duyduktan sonra Vladimir güçlü bir büyülü güç yaydı.

Büyü gücün ağırlığı altında acı çekerken Aziz grubu dizlerinin üzerine çöktü. Hayır, boktan kaltak az ya da çok aziz hilesine sahip. Elinden geleni yap.

[Hoo. Beni öldürecek misiniz? Eğer yapabiliyorsanız.]

Vladimir’in gülümseyen tehdidi altında aziz grubunun korkuyla çarpıklaşan ifadelerini izledim.

[Hmm. İlk olarak, Şeytan Krala boyun eğdirmek tamamen mantıksız. İntihara aday değilseniz tabi.]

Gergin atmosferi umursamayarak ağızımı açtım. Ardından Vladimir’in büyülü gücü anında kayboldu. Gerçekte iri kıyım şövalye no 2’nin sözlerini umursamamıştı.

Vladimir ensemi öptü. Çok özgürsün. Kocam.

[Haa……Haa…… N, ne demek istiyorsun?]

İri kıyım büyücü no 1 nefes nefese sordu. Görünüşe göre diğerleri henüz konuşamıyor.

[Anlamı problemlerinizin kaynağı yanlış. Canavarların insan topraklarına saldırmasının sebebi Vladimir değil.]

İri kıyımlar sözlerimle küçük dillerini yutmuşlardı. Boktan kaltak ağlıyordu. Herkes tarafından görmezden gelindi gerçi.

[O zaman! Kimin suçu olduğunu söylüyorsun!]

İri kıyım şövalye no 2 bana ters ters bakarken bağırdı.

[Eh? İnsanların suçu.]

Cevap açıktı. Sizin suçunuz, insanlar. Neden anlamıyorsunuz?

[Ha? Eh, ne dediğini anlamıyorum. Neden bizim suçumuz olduğunu söylüyorsun?]

Gerçekten bilmiyor gibi görünüyorlar. Kaşlarını çatarak aziz grubu(boktan kaltak hariç) başlarını eğdi.

Vladimir’e baktım. Benim açıklamamdansa Vladimir’in kendisinin açıklaması daha iyi olurdu. Niyetimi tahmin eden Vladimir kollarını belimin etrafına sardı ve bakışlarını aziz grubuna çevirdi.

[Çünkü açgözlüsünüz. Toprağı genişletmek için canavarların yaşadığı ormanları kestiniz. Neden canavarların insanlara saldırmayı kesmediğini düşünüyorsunuz?]

Canavarların çok bilgelikleri yoktu ama yerleşim bölgelerini koruyorlardı. Soyulurlarsa kızar ve geri almaya çalışırlardı.

[Olamaz…… Sadece insanların yaşayacakları yerler yaptık3.]

Eğer yıldan yıla nüfus artarsa toprak da sınırlanır. Ve sınırlandığında yeni bir toprak edinmek gerekir. İnsanlar için süreç meselesi.

[İnsanlar canavarların yaşam alanlarını yıkıyor ve kendilerinin yapıyor. Eğer bunu yapmaya devam etmek istiyorsanız canavarların öfkesini almaya da devam edin. Başkalarını suçlamayı kesin.]

Bu dünya en güçlü olanın hayatta kalmasıydı. Dünyada bile, huzurlu Japonya’da bile işin ucunda hayat varsa en güçlü olanın hayatta kalması değişmezdi.

[Açgözlülük kötüdür demiyorum. Ama bedelini ödemelisiniz. Eğer istemiyorsanız, kendi ellerinizle kazanın. Ezip geçin. Tıpkı benim gibi.]

Vladimir sırıttı ve acımasızca güldü. Şeytan Kralı olarak egemen olan Vladimir pozisyonunu kendisi kazandı. Bu dünyada Vladimir’den daha güçlü kimse yoktu.

[Haa…… Vladimir çok havalı ama. Ne yapmalıyım?]

Kazara düşüncelerimi döküldüm. Ciddi konuşma benimle alakasızdı sonuçta.

[Kuku. Sadece beni sevmen gerekiyor. Basit, değil mi?]

Vladimir’in kırmızı gözleri parladı ve beni derince öperken bizi anında yatak odasına ışınladı.

Ondan sonra Aziz grubunun insan topraklarına geri dönüşlerinde arındırmak için ağlamaya devam eden işe yaramaz azizi rahatlatmayı deneyerek canavarları yendiler.

Ve sonra, kraliyet başkentine geri döndükten sonra, canavarların büyük çaplı istilası birçok mağdura neden oldu. Bir şekilde onları yenmeyi başardılar ve şimdi krallığı yeniden inşa ediyorlar.

Artık Şeytan Kralı boyun eğdirmeyi hayal etmiyorlar ve gerçekle yüzleşiyorlar. Ne hayranlık uyandırıcı. Onlar ve Şeytan Kralıyla şeytanlar arasındaki farkı ayırt edemeyecek kadar aptal olmadıkları için mutluyum. Ciddileşirsek insanlığı anında silebiliriz sonuçta.

Aziz Boktan Kaltak-san gerçek karakterini çok fazla açığa çıkardı ve iri kıyımlar tarafından büyülendi. Gülünesi. Uygun bir şekilde kullanılıyor gibi görünüyor. Biraz bile olsun acınası olduğunu düşünmüyorum.

Bir gün kaderindeki kişiyle buluşacak. Muhtemelen.

Vladimir’e yaklaşmaya çalışan tüm kadınları bertaraf ederken bugün de kocam tarafından seviliyorum.

Bugün de ve yarın da. Bu sonsuz ve değiştirilemez bir geçek gerçi.


Her şeyin aşırı pahalı olduğu dönemde siteye katkıda bulunmak ister misiniz? O zaman lütfen AdBlock’u bu sitede durdurun ve bana yardımcı olun. İyi Okumalar~~

Özet

Dipnotlar

  1. Japon internet jargonunda, gerçek (bilgisayar başının ötesindeki) hayatından memnun olan, hayatı yolunda giden kimse [ria=real, juu=doluluk, doygunluk]
  2. Noh tiyatrosunda kıskanç kadın şeytanı temsilen kullanılan maske.

  3. Cidden mi? (´・_・`)